Hayata Dair Hikayeler | Hayata Bakışınız Değişecek - Ana Sayfa
Yakında Bizi Takip Edin Yakında Facebook Sayfamız Yakında! Bizi Twitter'da Takip Edin! Instagram  Sayfamız Yakında!

Hayata Dair Hikayeler | Hayata Bakışınız Değişecek

BiR CiCEK HiKAYESi

Merhaba! Şuan "BİR ÇİÇEK HİKAYESİ" adlı hikayeyi görüntülemektesiniz!
Hayata Dair Hikayeler.Tr.Gg

Şubat 2014
 

Mahkeme salonunda, seksen yaşlarındaki
yaşlı çiftin durumu içler acısıydı...
Adam inatçı bakışlarla, suskun ninenin
ağlamaktan iyice çukurlaşmış
gözlerini ve bıkkın bakışlarını süzüyordu.

Hakim tok sesiyle, yaşlı kadına:
"Anlat teyze, neden boşanmak istiyorsun?"

Yaşlı kadın, derin bir nefes çektikten sonra
baş örtüsüyle ağzını aralayıp,
kısılmış sesiyle konuşmaya başladı:

"Bu herif yetti gayri, 50 yıldır bezdirdi hayattan..."

Sonra uzunca bir sessizlik hakim oldu, mahkeme salonunda...

Sessizlik, bu tür haberleri her gün manşet yapan
gazetecilerden birinin flaşıyla bozuldu...

Kim bilir nasıl bir manşet atacaklardı, yaşanmıs 50 yılın ardından?

Çok sayıda gazeteci izliyordu davayı...
Kadın neler diyecekti?
Herkes, onu dinliyordu...

Yaşlı kadının gözleri doldu ve devam etti:

"Bizim bir sedef çiçeği vardı, çok sevdiğim... O bilmez...

50 yıl önceydi..
O çiçeği bana verdiği çiçekler arasından kopardığım
bir yaprağı tohumlamıştım, öyle büyüttüm.

Yavrumuz olmadı onları yavrum bildim.
Bir süre sonra çiçek kurumaya başladı.
O zaman adak adadım. Her gece güneş doğmadan önce,
bir tas suyla sulayacağım onu diye...

İyi gelirmiş derlerdi...

50 yıl oldu, bu herif bir gece kalkıp bir kere de bu çiçeği ben
sulayayım demedi. Taa ki geçen geceye kadar...
O gece takatim kesilmiş uyuyakalmışım...

Ben, böyle bir adamla 50 yıl geçirdim.

Hayatımı, umudumu, her şeyimi verdim. Ondan hiçbirşey görmedim. Bir
kerecik olsun, benim bildiğim görevlerden birisini yapmasını
bekledim. Onsuz daha iyiyim, yemin ederim."

Hakim yaşlı adama dönerek:

"Diyeceğin birşey var mı, baba?" dedi.

Yaşlı adam bastonla zor yürüdüğü kürsüye, o ana kadar suçlanmış
olmanın utangaçlığını hissettiren yüz ifadesiyle, hakime yöneldi.

Tane tane konuştu:
"Askerliğimi Reisicumhur köşkünde bahçıvan olarak yaptım.
O bahçenin, görkemli görünümüyle büyümesi için emeklerimi
verdim. Fadime'mi de orada tanıdım. Sedefleri de...
Ona en güzel çiçeklerden buketler verdim.
İlk evlendiğimiz günlerin birinde, boyun ağrısı nedeniyle,
onu hekime götürdüm. Hekim çok uzun süre
uyanmadan yatarsa, boynundaki kireç sertleşir, kötüleşir dedi.
Her gece uykusunu bölüp uyansın, gezinsin dedi.

Hekimi pek dinlemedi bizim hatun...

Lafım geçmedi...

O günlerde, tesadüf, bu çiçek kurumaya yüz tuttu.

Ben ona: "Gece çiçek sularsan geçer", dedim. Adak dilettim...
Her gece onu uyandırdım ve onu seyrettim.
O sevdiğim kadını, yavrusu bildiği çiçekleri sularken seyrettim.
Her gece, o çiçek ben oldumsanki..." dedi adam.

O yaştaki bir adamdan beklenmeyecek ifadelerle.

"Her gece, o yattıktan sonra uyandım.
Saksıdaki suyu boşalttım.
Sedef, gece sulanmayı sevmez, hakim bey...
Geçen gece de...Yaşlılık... Ben de uyanamadım.

Uyandıramadım...
Çiçek susuz kalırdı ama kadınımın ağrıyan boynu yine
azabilirdi...

Suçlandım...Sesimi çıkartamadım..."

O anda gazeteciler dahil, mahkeme salonundaki herkes ağlıyordu.
 

.:! Günün Hikayesi !:.

  • Günün Hikayesi
Sponsor & Reklam
  • Marka Kent Bursa
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=